George Orwell – Hayvan Çiftliği

296

Hayvan Çiftliği, bir hayvan çiftliğinde yaşanan olaylar üzerinden 1940’lardaki reel sosyalizmi eleştiren politik bir romandır.

Yazar: George Orwell
Sayfa: 152 sayfa
İlk Basım Tarihi: 1945

Hayvan Çiftliği Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
George Orwell, Türkiye’de Bin Dokuz Yüz Seksek Dört isimli kitabıyla bilinmektedir. Hayvan Çiftliği, çağdaş klasikler arasında sayılan bir diğer başarılı eseridir. Yergi türünün örneklerinden biri olan bu roman 1940’lardaki reel sosyalizme eleştiri niteliği taşımaktadır.

Hayvan Çiftliği Kitabının Konusu
Hayvan Çiftliği kitabının ana karakterleri bir çiftlikte yaşayan hayvanlardır. Sömürüldüklerine inanan bu hayvanlar, sahipleri olan çiftçilere karşı isyan çıkararak yönetimi ele geçirirler. Amaçları eşitlik içinde yaşamaktır. Domuzlar, içlerinde en akıllı olanlardır. Kısa süre içinde bir grup oluşturup diğer hayvanları yönetmeye başlarlar. Bir süre sonra, devrimi amacından saptıran domuzlar tarafından çiftliğin sahipleri olan insanlardan daha acımasız bir diktatörlük kurulmuş olur. George Orwell, bu romanında çiftlikte yaşananları anlatırken tarihsel bir gerçeği gözler önüne sererek eleştirmektedir.

Romanda önder konumunda olan domuz, Stalin’i simgelemektedir. Diğer karakterler de diktatörlük ortamında ortaya çıkabilecek kişileri betimlemektedir. Kitabın isminde “Bir Peri Masalı” alt başlığı geçiyor olsa da aslında çocuklara yönelik bir masal değil, politik bir eleştiridir.

  • Her şey göründüğü gibi olsaydı, eline aldığın deniz suyu mavi olurdu.
  • Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır.
  • İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.
  • İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır.
  • Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir.
  • Bir gün mutlaka gerçek olacaktı; belki hemen gerçekleşmeyecekti, belki şimdi hayatta olanlar o günleri göremeyeceklerdi ama düşleri bir gün mutlaka gerçek olacaktı.
  • Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.
  • Kabul edelim: Yaşamlarımız sefil, yorucu ve kısa.
  • Şunu da asla unutmayın ki, insanlara karşı savaşırken onlara benzememeliyiz.
  • Hayvanlar açısından, insanlar arasında sınıf çatışması diye bir şey yoktu çünkü hayvanları sömürmek gerektiği zaman insanlar hayvanlara karşı birleşiyordu: Gerçek kavga insanlarla hayvanlar arasındaydı.
  • YEDİ EMİR
    İki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
    Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin.
    Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
    Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
    Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
    Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
    Bütün hayvanlar eşittir.”